Karla Kaplı Yüreğimde Hüzne Doğan Kırçiçeğim...
12 Mart 2009 Perşembe
13 Ekim 2008 Pazartesi
Kar Taneleri

9 Ekim 2008 Perşembe
Nerdesin
8 Ekim 2008 Çarşamba
Karşılıksız Aşk
28 Eylül 2008 Pazar
GEL ŞU KALBİMİ AÇ GÖR Kİ NE VAR İÇİNDE

Seviyor musun? diye sorma bana.Git diyen sensin.Ne ayrılmayı,ne de yaşanacak aşkımızı toprağa gömmeye hazır değildim.Senin kadar hırçın dalgayım ben de,senin kadar korkağım...Bir dokunuşla yıkacak,yakacak kadar isyandayım;ama inandıramadım seni sevgime.Sen yargılarken beni beyninde,bense gözlerinin içine bakıp ağlıyordum.Bir tek ağzından çıkacak söze bağlıydı.Oysa sen suskunluğa hapsolmuştun.Aşkın içine birkez girdimi ama ,niçin,keşke ve kuşku teslim alıyor her zerremizi karda açan kardelen değiliz;ama ama yalanı sokmadım ikimizin aşkına.O aşk ki bazen bir kirpikten süzülen damla bazende okyasının ortasındaki yakamoz.Nasılda senle geçen saatler güzeldi.Bu yalancı dünyamda zaten sen varsın herşey öyle güzeldi;ama sen bunada inanmadın.Ahh bu amalar,keşkeler,sorular yokmu.....Yaşamak varken şu sevdayı,aşkı delicesine bu amalar bu keşkeler bu sorularla neden boğarız aşkımızı,sevdamızı?Nasıl nasıl inandırabilirim seni?Ben seviyorum dedikçe,sen inanmadın.Zaten sevgini söylemeyip,kırıcı sözler ne varsa çıkarıp suskun suskun gözlerinle haykırdın.Bilmeden meğer sana zarar vermişim.Nasıl üzmüşüm seni oysa seni kırmamak için içime atardım isyanlarımı,geceler boyu ağlardım yeterki sen gözyaşımı görüp üzülmeyesin diye.Demek ki gitmemin zamanı gelmişte geçiyor.Gençliğine sığınır unutursun bu buğulu gözleri,bu sevdamızı.Huzurlu değilim diyordun ya,huzurlu ol artık.Gülüşlerimi,buselerimi de alıp gidiyorum.Gidişim yürekten değil.Zorunluluktan yeter ki huzurlu ol diye.Sanma ki benden sakladığın sevginin farkında değilim.Beni her gittiğin yere götüreceksin çünkü ben senin gözlerinde,yüreğinde olacağım.Ne yazık ki toz duman edemedim sana olan duygularımı.Busemin kokusu kalacak göğsünün üstünde bizi bir imkansızlığa mahkum ettiğini anlayacaksın.
Sabır Labirenti
Gözlerinde yıllanmış bir kabus boşluğu
ağır ağır geziniyor içimde
Perdeler arkasında gizlenmiş amatör oyuncular gibi
yansıtmaya korkarak veriyorsun elime listeyi
oysa küçük depremlerdi beni sana yakınlaştıran
Avuçlarından damlamasın diye kırıklarını topluyorum
gereğine yaraşır bir edayla
Sen bu yolculuğa çıkacak kadar cesur musun?
Kapanması gereken tüm kuyular önünde şimdi
yapacağın her bağlantıda yokla elini
Her nazara konuk olmak ihtimalinide göm
sonra tüm yükünü bırak o nehire
keyfiyetimde sağlama aldım her kuytuyu
artık dönüşü olmayan biletini kesebilirsin
aynalar kırıldı
sol yanımdaki ağrı nüksetti
acı acı konuşur şimdi hücreler
sersemliğine ağlayacak yaşım yok der gözlerim
odalarım dolu terkedilişine yok boş odam der beynim
çarpacak gücüm kalmadı,yeter artık sancıttığın der yüreğim
piramitlere alışkınım
korkmam seni mumyalamaktan
eğer gelişini,gidişine bağışlarsan
süslerim seni
Roda Uyanık

